Mavis's profileMAVi'NİN YERİPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
MAVi'NİN YERİGerçekten mutlu insan, istediği herşeye sahip olabien değil, sahip olduklarının değerinin en çok farkına varabilendir. Ne güzeldir sımsıcak bir "MERHABA" hele de dostlardan geldiyse... Hosgelmissiniz, sefalar getirmissiniz..
YALNIZCA.... YALNIZLIK...!YALNIZ' IN DURUMLARI Sen herşeyi süpürebilirsin; sonbaharı süpüremezsin, YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ. Özdemir Asaf Kelimeler Mezarlığıölü bir çığlıktır zamanın boşalan odalarında aralıksız patlayan dudağımdaki diş izleri o geveze tarihinizi içime sindiremeyişimdir yara bir iz’ dir kan delil lütuf ki ömür ihtiyaç halinde takasta gözlerim kal terk etme benden evvel bu kalıntıyı kalbim sız bir kara asfaltın üzerinde köpek hırlanmalarına eşlik et inle gözlerim kal ve gör ölçüsü yok öfkemin! fakat kusurlu bulunmuştur kavgalarım bir kelimeyim uzun bir cümle olmaktan vazgeçiyorum hayatlarınızda ... VE YİNE SEVDAM....Ve yine sevdam.. Seni baqırabilsem Seni... Dipsiz kuyulara akan yıldıza.. Bir kibrit Çöpüne VaraNa.. Okyanusun en ıssız dalqasına düsmüs bir kibrit çöpüne.. Yitirmis tılsımı ilk sevmelerin.. Yitirmis öpücükleri.. Pay yok apansız inen aksamdan.. Bir kadeh.. Bir ciqara dalıp qidene.. SENİ UNUTABİLSEM SENİ.. YOKLUGUN CEHENNEMİN ÖBÜR ADIDIR.. ÜSÜYORUM.. KAPAMA GÖZLERİNİ... AHMET ARİF Aşk tek başına öldürülmez...Sonra en son sayfayı gösterdiler
Oğuzkan Bölükbaşı Kişilik
olmasan
A.DAŞ Ahde Vefa
Hasan'dan TeyzesineAradan iki yılı biraz aşkın süre geçti. Oğlum ısrarla teyzesinin sayfasını okuyor ve yazmıyordu... Ve bu sabah aşağıdaki mektubu aldım yayınlamak üzere... Bu hem çok bilindik , ama bir o kadar da beklenmedik acıyı ifade edişini, ablamın sayfasında yayımladım ama kendi dostlarımla da paylaşmak istedim. Hayat ne kadar acımasız ve nasıl büyüyoruz kanaya kanaya...
Teyze merhaba Sürekli aklıma geliyor, aklımdan belki de gitmiyor sabahın 6.30- 7.00 gibiydi.. Erdem abinin telefonu çaldı, ben yataktan fırladım sanki hissetmiştim “yat yengen” dedi gitti ve geldiğinde üstünü giyinmeye başladı giyinirken sakince suratıma bakamayarak oğlum kalk Hanuş’u kaybettik deyişini şuan yazarken de her aklıma geldiğinde o an ki gibi yaşıyorum aynı tepkileri veriyorum.güldüm ve geri yattım yatağa inanmak istemedim belki de. Sonra kalkıp “ne diyorsun Erdem abi sen?” dedim. Sakince “kalk oğlum arayan teyzendi” dediğinde bitmişti herşey, duvarlara vurmuştum, kapıyı kırmıştım ama duramıyordum inanmak istemiyorduumm. Çünkü en son ölümü yakıştıracağım insan sendin teyzemi aradım ve “evet gelin hadi dediğinde, o gün oruç olmama rağmen Allah’a isyan ettim. Duramıyordum şantiyede bir o duvara, bir kapıya sonra. Aydın’dan şantiyeden arka koltukta cama yaslanmış ağzımı bıçak açmayarak bir İzmir yolu var. 1 saatlik yolu yarım saatte gittiğimiz ama bitmek bilmeyen yol havaalanına hızla girişimiz, arabadan inerken “tekrar başınız sağolsun” sesi bugün şu saniye gibi aklımda. Hala aynı duyguları yaşıyorum, ne kadar garip değil mi; uçak saatini beklerken ki sakinliğim, uçaktaki hiçbirşey olmamış gibi gelişimiz. Uçaktan indiğimde havaalanında Ankara’ya da kızışım seni- teyzemi ziyarete geldiğim Ankara’ya senin cenazeni almaya gelmiştim teyze. Sonra arabaya bindiğimde basın sağolsun sesi bir kez daha farklı birinden gelmişti. “Sağol, sür sür deyişim, sakinliğim hayatımda hiçbir an olmadığım kadar sakinliğim, sonra anneannemin evine yanaştı araba. Karşıda durduk, durmadan inmiştim, ağlamıyordum biliyor musun Hanuş? Merdivenleri 4 er 5 er çıktığımda kapı acıktı mutfaktan Egemen çıktığında, ABİ DIYE BAGIRDIM ABİİ DIYE BAGIRIYORDUM adeta hayır deyişini bekliyordum. Dudaklarından gözümü ayırmıyordum “hadi n’olur hayır dee, hayır de be Egemen hadi, hayır de! dercesine bakıyordum ama “evet” dedi teyze. Evet oğlum teyzen artık yok dediiiiii. Deli misin lan sen deli miiiii???? Nasıl bunu bana söylersin, hani iyi olacaktı teyzem her gün aradığımda öyle diyordun. Gelme işi bırakıp, teyzen daha çok üzülür iyi olacak demiştin. Sana güvendim, gelmedim. Aklımı yesem de her gün ayrı kişileri arayıp çelişki var mı diye sorduğumda hepsi aynı şekilde ağız birliği yapmış gibi iyi olacak diyordu..! Hani ?hani iyi olacaktı? hani iyi olacaktın HANUŞ? HANIIIII ?O kötü hallerinde, o sessiz yıkık hallerinde Ümit’le Egemen’in beni sakinleştirmeye çalışmalarına ne diyorsun? Sanki onlar bitmemiş onlar yıkılmamış ta bir de Hasanla uğraşıyorlar tepiniyor deliler gibi sağ sola vuruyorum ama gelmiyorsun da, akıllı ol da demiyorsun, yoksun çünkü. İyileşecek, iyi olacak diyorlardı hep. Seninle telefonda kısa kısa konuştuğumda sanki hasta değilmiş gibi konuşuyordun. Sadece Egemen bir aradığında “oğlum teyzen iyi değil” deyişi aklıma geldi. Bu söylediği doğruydu da geri kalan 500 tanesi mi yalandı, he melek yüzlüm? Oruçtum Ümit zorla bir sakinleştirici verdi elim ayağım bağlandı, sustum belkı ama bu sefer daha beter yanıyordu içim Hanuş. Bağıramıyordum içimde kalmıştı, o an büyük olmak ne demek göstermişti, İkisi de o halleriyle beni teselli ederek. Çok geç yazdım ama Hanuş ben hala inanmak istemiyorum. Herkes gibi “seni seven” yazmıyorum, çünkü seni tanıyıp ta sevmeyen tanımıyorum. Seni çok seviyorum canım mavişim, küçükken tatile geldiğim ve beni bıkmadan gezdirdiğin Ankara’ya senin mezarına gelmek, her geldiğimde beni Ankara’dan soğuttu. Gene geleceğim ama napım senin baş ucuna geleceğim gene Hanuşum ,nur içinde yat…!
HASAN (Ya da senin dediğin gibi ADANALIN) BİR HAYAT KAYAR ELLERİNİZDEN...hani, bir kitap okumaya başlarsınız... ilk satırlarda çeker sizi içine... öyle güzeldir ki anlatım… tüm gerçeklik bir yana... o kurgunun içine kapılır gidersiniz... öyle kapılırsınız ki... uzaklardan bir el uzanıp tutar ellerinizden... alıp götürür… uzaklara… kokusu ulaşır size dağların,denizin,çiçeklerin... bir meltem okşayıp geçer teninizi... dokunuşları hissedersiniz ya yüreğinizde... hani, bilseniz de kurgu olduğunu... o akışı bırakmak istemezsiniz... bir yandan merak edersiniz... 'ne olacak? ' bilirsiniz oysa... hiç bir şey olmamıştır... olmayacaktır... her şey sadece ihtimaller bütünüdür... ve o ihtimaller öyle yaşanılası… ve o kurgu öyle gerçektir ki.. yaşadığınız ana baskın çıkar ya... ama nedense... “son” önemlidir hep... o kitabın da sonuna ulaşmak istersiniz... diğer yandan o kitabı bitirmek, o hayali tüketmektir… bilirsiniz…. her sonun bir tükeniş olduğunu öğretmiştir hayat size... okumak - okumaya kıyamamak bir çelişki olur içinizde... oysa, çelişki daha çekici kılar o kitabı... daha bir özümsemeye başladığınızı hissedersiniz o noktadan sonra okuduklarınızı... her sayfada “son” a biraz daha yaklaştığınızı bilerek… her sayfada biraz daha kaybederek… her sayfada biraz daha tükenerek… ve içiniz burkularak o “son” sayfa… kitabın arka kapağını kapatırsınız usulca… siz dışarıda kalansınızdır… her şey ilk sayfa ile son sayfa arasında, avuçlarınızdadır şimdi… sımsıkı tutarsınız birkaç dakikalığına ellerinizde… hani, bitmesine kıyamadığınız… tüm güzelliğine rağmen devam edemeyeceğini… gideceği bir yer olmadığını… sadece bir ihtimalin yaşandığını bildiğiniz… bir ilişki gibi… yüreğinizden bırakmak istemeden… ama artık sadece dışından bakarak… sımsıkı sarıldığınız birkaç dakika gibi… ve sonra… bir hayat kayar ellerinizden… kütüphane raflarındaki yerini alır… ara sıra sayfaları yeniden karıştırılmak üzere… Sigaramın dumanıSigaramın dumanına sarsam saklasam seni Gitme gitme… Gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim, incitir beni
Yokluğun ah yol yol olsa, uzasa unutmam seni Gitme gitme… Gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim, incitir beni
Akşam vakti sardı yine hüzünler Kalbim yine yangın yeri, gel kurtar beni Akşam vakti dolaştım sokaklarda Yırtık bir afiş, seni gördüm duvarda
Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni Yokluğun ah yol yol olsa, uzasa unutmam seni Gitme gitme… Gittiğin yollardan dönülmez geri Gitme gitme el olursun sevdiğim, incitir beni 3.senesinde Pamuk Şekerim Ablam'aİnsan güzeli, ablaların en dokunulmazı;
Sıcacık gülüşünle aydınlanmaya ne çok ihtiyacım var bilsen… O güven dolu sarmalayışına nasıl da hasret kaldım… Sen o yanda, biz bu yanda devam eden hayatın 3.senesi Yarın eminim seni yaşatmaya devam eden birkaç dostundan yazılar gelecek, onun dışında da senin benzersizliğini anlatan telefonlar alacağız, belki ebedi ikametgâhında ziyaretler de olacak… Kimseye gönül koyma, bu tarafta işler böyle yürüyormuş, sen gidince öğrendim (öğrendik), moda deyimle HAYAT DEVAM EDİYOR…! O uğruna iki, üç, beş değil, bin kişilik düşünüp, yaşadığın hayat devam ediyor…! Uğruna kendini tüketip, göçtüğün hayat devam ediyor…!
Sen bu tarafta iken biz dört kardeş her tür sıkıntımızı birbirimize duyurmadan (duyurmamaya çalışarak) yaşadık, üzmemek adına. Sevgimizle suladık kardeşliğimizi… Şimdi de isyanımı, gözyaşlarımı içime bastıracağım. Sırf ruhun ıslanmasın diye… Yoksa … yoksa… söylenecek çok şey var
Seni çok özledim… Seni çok seviyorum
Sirlarumi söyledum Kalem ilen çizmişler Bu benum sevduğumi KAYIPSeni yitirmedim, kaybettim.
S.Berfe Dört işlemKendini kendinle topla şefkatli bakışlarıyla karşılık verdiler. ne de LCW düşünüyordu. Ama eksikliğini bile fark etmeyecektik. ......... şimdi burada olsaydı! bile diyemeyecekti annen baban ve sınıf arkadaşların. Ama hiç yaşamadığında, hesaba katılmazsın, sözün bile edilmez. hep bir yerlere yetişmek istiyorlar. Durup kalsalar kaybedecekler sanki.. Koşturmasalar ellerindekileri düşürecekler gibi. Arkadaşlarının ve sırdaşlarının sayısı bir elin parmağını geçmiyor. sevdiğinin iki gözünün içine içine bakmak mutlu ediyor seni Sen mühimsin Hayatın Iskalamayın, Nazım Usta'yı dinleyinHayatı ıskalama Lüksün Yok Senin !
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası.... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini... NAZIM HİKMET Hasreti Sen Yazdın
romantik bozuyorsa, hemen söyleYa ben Mustafa’nın bu sözlerine bayılıyorum
Yürek kabul etmediyse, zorlamak olmaz Zaman ver diyen hatuna (ya da adama) sinir dayanmaz Lütfen hemen söyle romantik bizi bozuyorsa… Hemen söyle duygular seni geriyorsa Hemen söyle varlığım bile batıyorsa…
Mustafa Hündür Bozarım Yeminimi
sensiz olmasınBEN AŞKI, SEVGİYİ, SENDEN ÖĞRENDİM. BUNDAN SONRA ÖMRÜM, SENSİZ OLMASIN. VARLIĞIN SAADETİM, YOKLUĞUN DERDİM. GÜN DEĞİL SAATİM, SENSİZ OLMASIN. GELİVER AH YANIM, SENSİZ OLMASIN. Ben Sana Geliyorum
UYKUM FİRARİKoynumda tapulu kaldı bu acı Şimdi nerden bulam buna ilacı Gözlerine karşı zayıf mı olam Saklamaya gelmez sevda sancısı Uykum firari gecem firari ben firari bu satte Ölüm bir soluk bir nefes kadar yakın olmuş ensemde Yürekli olsun gerçekten olsun sevdamızın türküsü Hiç bozulmasın hiç çözülmesin gözlerinin büyüsü Gelde öldürme bu derdi cefayı Uzaklık yıkarmı böyle sevdayı Karlı dağlar kursa taş barikati Fırtınayla yıkar gelirim sana Uykum firari gecem firari ben firari bu satte Ölüm bir soluk bir nefes kadar yakın olmuş ensemde Yürekli olsun gerçekten olsun sevdamızın türküsü Hiç bozulmasın hiç çözülmesin gözlerinin büyüsü Pablo Neruda'dan Nazım Usta'yaNeden öldün Nâzım? Senin türkülerinden yoksun ne yapacağız
şimdi
Senin bizi karşılarkenki gülümseyişin gibi bir pınar bulabilecek
miyiz bir daha?
Senin gururundan, sert sevecenliğinden yoksun ne yapacağız?
Bakışın gibi bir bakışı nereden bulmalı, ateşle suyun birleştiği
Gerçeğe çağıran, acıyla ve gözüpek bir sevinçle dolu?
Kardeşim benim, nice yeni duygular, düşünceler kazandırdın
bana
Denizden esen acı rüzgâr katsaydı önüne onları
Bulutlar gibi yaprak gibi uçarlar
Düşerlerdi orada, uzakta,
Yaşarken kendine seçtiğin
Ve ölüm sonrasında seni kucaklayan toprağa
Sana Şili'nin kış krizantemlerinden bir demet sunuyorum
Ve soğuk ay ışığını güney denizleri üstünde parıldayan
Halkların kavgasını ve kavgamı benim
Ve boğuk uğultusunu acılı davulların, kendi yurdundan...
Kardeşim benim, adanmış asker, dünyada nasıl da yalnızım
sensiz
Senin çiçek açmış bir kiraz ağacına benzeyen yüzünden
yoksun
Dostluğumuzdan, bana ekmek olan,
Rahmet gibi susuzluğumu gideren ve kanıma güç katan.
Zindanlardan kopup geldiğinde karşılaşmıştık seninle
Kuyu gibi kapkara zindanlardan
Canavarlıkların, zorbalıkların, acıların kuyuları
Ellerinde izi vardı eziyetlerin
Hınç oklarını aradım gözlerinde
Oysa sen parıldayan bir yürekle geldin
Yaralar ve ışıklar içinde
Şimdi ben ne yapayım? Nasıl tanımlar
Senin her yerden derlediğin çiçekler olmaksızın bu dünya.
Nasıl dövüşülür senden örnek almaksızın,
Senin halksal bilgeliğinden ve yüce şair onurundan yoksun?
Teşekkürler, böyle olduğun için! Teşekkürler o ateş için
Türkülerinle tutuşturduğun, sonsuzca.
Hasan Hüseyin'den bir dize dahaBu akşam dünyanın bütün şarkılarını Bu akşam dünyanın bütün özlemlerini Bu akşam beni yalnız bırakın Bu akşam yalnızca onu düşüneceğim Onu ve kendimi yalnızca Vuruldumsa gözlerinin gül bahçesine
Yürek çizen şimşeklerse kaçamak bakışları İşte buna sevmek derler dedimse Çattımsa acıların en güzeline Yedirdimse uykuları o tatlı kuşa Benim olsun demedim ki |
||||||||||||||||||||||||
|
|